- Ports of Connection: Multidisciplinary Perspectives in ELT
Ports of Connection: Multidisciplinary Perspectives in ELT
Pîrî Reis Üniversitesi İngilizce Hazırlık Bölümü ev sahipliğinde 3 Nisan 2026 tarihinde İstanbul’da düzenlenen “Ports of Connection: Multidisciplinary Perspectives in ELT” Uluslararası Konferansı; İngilizce eğitimi veren eğitimcileri, araştırmacıları ve uygulayıcıları dinamik ve çeşitli bir toplulukta başarıyla bir araya getirdi. Tek günlük akademik bir etkinlik olarak tasarlanan konferans; İngiliz Dili Eğitimi’nin (ELT) gelişen dünyasında iş birliği, eleştirel diyalog ve yenilikçi fikir alışverişi için canlı bir alan yarattı.
Etkinlik; üniversite okutmanları, müfredat tasarımcıları, öğretmen eğitmenleri ve lisansüstü araştırmacılar dahil olmak üzere geniş bir mesleki ve akademik yelpazeden yüzün üzerinde katılımcıyı ağırladı. Hem ulusal hem de uluslararası kurumlardan gelen katılımcılar, küresel düzeyde zengin bir bakış açısı değişimine katkıda bulundu. Bu çeşitlilik, anlamlı tartışmaların yürütülmesinde ve yeni akademik/mesleki bağlantıların kurulmasında kilit rol oynadı.
Gün boyunca konferansta; ana oturum konuşmaları, etkileşimli sunumlar ve bildiri sunumları dahil olmak üzere çeşitli oturum türleri yer aldı. Bu oturumlar ELT’nin hem teorik hem de pratik boyutlarını ele alarak katılımcılara güncel araştırmalar ve sınıf içi uygulamalarla etkileşim kurma fırsatı sundu. Konferansın temel teması olan ELT’yi daha geniş araştırma alanlarıyla ilişkilendirme fikrine uygun olarak, disiplinlerarası yaklaşımlara güçlü bir vurgu yapıldı.
Konferans kapsamında “Dil Öğreniminin Ötesinde: 21. Yüzyıl Dil Sınıflarında Pozitif Psikoloji, Pozitif Disiplin ve Üstbilişsel Gelişim” başlıklı bir ana oturum düzenlendi. Bu oturum, çağdaş dil eğitiminin yalnızca dilsel sonuçlara odaklanmak yerine, nasıl daha bütüncül ve insan odaklı bir yaklaşımı benimseyebileceğine dair etkileyici bir inceleme sundu. Uygulamalı dilbilim ve eğitim psikolojisinden elde edilen temel bilgilerden yola çıkan konuşmacı; duygusal esenliğin, destekleyici sınıf ortamlarının ve üstbilişsel farkındalığın başarılı dil öğrenimini şekillendirmedeki birbiriyle bağlantılı rollerine dikkat çekti.
Ana oturumda şu noktalar vurgulandı:
- Özgüven ve merak gibi pozitif duyguların teşvik edilmesi.
- Saygılı ve kapsayıcı sınıf toplulukları oluşturmak için pozitif disiplin ilkelerinin uygulanması.
- Üstbilişsel uygulamalar aracılığıyla öğrenenlerin stratejik farkındalığının geliştirilmesi.
Konferansın en öne çıkan başlıklarından biri, yapay zekanın dil eğitimine entegrasyonu oldu. Sunumlarda; üretken yapay zeka araçları, uyarlanabilir öğrenme sistemleri ve akıllı özel ders teknolojilerinin kullanımı keşfedilirken, bu araçların öğrenme deneyimlerini kişiselleştirme ve hem öğretmenleri hem de öğrencileri destekleme potansiyeli vurgulandı. Bununla bağlantılı olarak, teknoloji destekli pedagoji oturumlarında; öğrenci katılımını artırmak ve öğrenme çıktılarını iyileştirmek için oyunlaştırma, sanal öğrenme ortamları ve dijital hikaye anlatımı gibi araçların kullanımı incelendi.
Bir diğer önemli tartışma alanı ise, giderek otomatikleşen ve öğrenci merkezli hale gelen eğitim ortamında dil öğretmeninin değişen rolü üzerineydi. Konuşmacılar ve katılımcılar; gelişen öğretmen kimlikleri, sürekli mesleki gelişim ihtiyacı ve teknolojik yenilik ile insan odaklı öğretim pratikleri arasındaki denge üzerine değerlendirmelerde bulundular.
Konferans ayrıca araştırma temelli uygulamaların önemini vurguladı. Birçok sunumda öğretmen liderliğindeki araştırmalar ve külliyat (corpus) tabanlı çalışmalar sergilenerek, sınıf içi incelemelerin öğretme ve öğrenmede nasıl somut iyileşmelere yol açabileceği gösterildi. Ek olarak; akreditasyon, kalite güvencesi ve uluslararası çerçevelerle uyum gibi konuların ele alındığı küresel standartlar ve eğitim politikası oturumları, ELT hizmetinde yüksek standartları korumanın önemini pekiştirdi.
Genel olarak konferans, disiplinlerarası bağlantıları güçlendirme amacına ulaştı. ELT’nin psikoloji, sürdürülebilirlik ve sanat gibi alanlarla kesişim noktaları incelenerek, katılımcıların geleneksel disiplin sınırlarının ötesinde düşünmeleri ve dil eğitimine daha bütüncül yaklaşımlar benimsemeleri teşvik edildi.
Sonuç olarak “Bağlantı Limanları”, ELT’deki farklı bakış açılarının kesiştiği ve geliştiği alanlar yaratmanın değerini kanıtladı. Konferans, yalnızca anlık bir bilgi paylaşımı sağlamakla kalmadı, aynı zamanda gelecekteki iş birlikleri ve yenilikler için de temel attı. Etkinlik, uluslararası ELT topluluğunun sürekli gelişimine anlamlı bir katkı olarak konumlandı.




